logo

38 Kez Görüntülendi.
Hipokrat Biyografisi
hipokrat-biyografisi

Milattan evvel yaşamış yaşamış olan tıbbın babası olarak anılan hekimdir.

Hipokrat, MÖ 460 senesinde Yunanistan’da Kos adasında (İstanköy) doktor doktor Heraklidesin oğlu olarak doğmuştur. Babası da bir doktor doktor olan Hipokrat, babası doğrulusunda yönünden yönünden doğrultusundan yetiştirilerek çoğu yerde hekimlik yapmıştır. Yaşadığı devre sanatçı ve entellektüellerin ilk kez gerçeği aradıkları vakitler olan Yunan döneminin altın çağıdır.
Yaşadığı dönemdeki inanışın aksine hastalıkların olaıların gazabından kaynaklandığına inanmamış, her hastalığının fiziksel ve gerçekçi bir açıklaması olduğunu düşünmüştür. Çalışmalarını gözlemler üstüne oturtmuş, tıbbı bilim ve sanat durumuna getirmiştir.

Hipokrat yaşamının mühim bir kısmını gezginci olarak geçirmiş, eski Yunanistanı dolaşarak, pek çok hastaları tedavi etmiş ve çok sayıda öğrencilere tıp dersleri vermiştir. Kimi yayınlarda, yaşamın erken döneminde Mısıra gittiği ve Mısırlı bilgin Imhotep (M.Ö. 2980 – 2950)e atfedilen tıp eserlerini incelediği belirtilmektedir.

Hipokrat, uzun seneler Atinada yaşamış, yaşamış Tesalyaya, Makedonyaya, Anadoluya geziler yapmış Makedonya hükümdarı Percidası tedavi etmiştir. Ünlü İrana değin yayılmış olup, çağdaşı olan Pers hükümdarı Serhas, Onu varlıklı hediyeler vaat etmek amacıyla irana çağrı çağrı ettiği durumda, Hipokrat daveti, vatanının düşmanı bulunduğu amacıyla kabul etmemiştir.

Hipokrat Trakyada varolduğu olduğu sırada, etrafındakilerin deli olduğunu sandığı, ünlü Grek filozofu Demokritosu (M.Ö. aşağı yukarı 470-yaklaşık 380) Abderada tanımış ve o kişinin bir deli değil aksine büyük bir düşünür olduğunu söylemiştir.

Hipokrat çoğu yerleri gezdikten sonra, Cos adasında, eski dünyanın usa en çok dayanan (rational) kurumu olan Tıp okulunu kurmuştur ki bu hadise, vaka vaka Vaka Onu bugünkü Bugünkü tıbbının babası olarak saymamızın gerçek nedenidir.

Hipokrat’a göre tıbbın ilk kuralı “Primum non nocere” (Önce zarar verme!) ilkesidir. o kişinin saatinde Vaktinde yaşamış yaşamış olan filozof Eflatun “Protagoras” isimli yapıtında Hipokrat’tan “Koslu Asklepiades” olarak bahsetmektedir. Eflatun, Protagoras adlı yapıtından ayrı olarak Phaedrus adlı diyalogunda da Onu saygıyla anmıştır.

Aristotalesin öğrencilerinden Menon doğrulusunda yönünden yönünden doğrultusundan yazılan kitapta Hipokratın hastalıkların sebebi sebebi Sebebi konusundaki görüşlerine özel bir yer verir. verir sunar Menon’a göre Hipokratın esas esas asli hastalık ; teorisi Teorisi teoriyi teoriyi hatalı beslenme neticesinde sonunda sindirilemeyen birtakım artıkların buhar çıkardığı, bu buharların vücuttan atılamayarak hastalıklara yol açtığı şeklindedir.

Kendisi zatürree ve çocuklardaki epilepsi (sara) hastalığının belirtilerini ilk tarifleyen hekimdir. gene tekrar kanaat fikir fikir ve duyguların kalpten değil, beyinden kaynaklandığı fikrini meydana atan ilk kişidir.

San’atını icra etmek üzere bütün Bütün Yunanistan’ı dolaşmış, Kos adasında bir tıp okulu kurup düşüncelerini öğretmiştir. Öğretisi genellikle etik (ahlaki değerler) ağırlıklıdır. Bu etik ebat, Hipokrat andında da açıkça görülmektedir.

Bilimsel tıbbın kurucusu olan büyük doktor doktor milattan evvel 377 senesinde ölmüştür. Yetmişi bulan çalışmaları daha sonra kitap durumuna getirilmiş ve 18.yüzyıla kadar tıpta classic kitap olarak 20 asırdan uzun bir vakit kullanılmıştır.

Hipokratın çağında doktorlar Doktorlar “Asklepiadlar” adı verilen verilen verdiği loncalarda toplanırdı. Hekimlik babadan oğula geçerdi. Genç doktorlar Doktorlar loncaya alınırken bugünümüzde de geçerli olan ama lakin ancak Ancak birtakım farklılıkların yer aldığı ünlü “Hipokrat Yemini” ederlerdi. Eski Hipokrat Yemini’nde tıp tanrısı olarak kabul edilen Asklepios adına yemin edilirken, yeni yeminde mübarek inançlar üstüne yemin edilmektedir.

2400 yıldan beri mesleğe ismim atan bütün Bütün hekimlerin farklı farklı şekillerini okuduğu Hipokrat Yemini; tahmin edilenin aksine Hipokrat’ın bizzat kendisi doğrulusunda yönünden yönünden doğrultusundan değil, büyük ihtimalle oğlu ya da öğrencilerinden biri doğrulusunda yönünden yönünden doğrultusundan milattan evvel 5. yüzyılda yazıya dökülmüştür.

Hippokrat yemini tıbbi etik ile alakalı tanınan en eski metinidir ve prensipleri farklılığa uğramış olsa bile vakit, vakit yer, sosyal tertip sistem ve dinlerden bağımsızdır.

Hipokratın ilk kuralı; doktorun lüzum kanaatleri gerekse seçtiği tedavi ile “hastaya zarar vermemesi”dir. Hipokrat yemini hekimlik sanatının mühim sembollerinden birisidir.

Hippokrat andı rastgele bir bağlayıcılığı ve meşru yaptırımı olmamasına karşın metin hekimlik tarihi ve yasaları yönünden ehemmiyet taşımaktadır.

Hipokrat, aşağı yukarı olarak MÖ 377 senesinde Yunanistan’ın Larissa şehrinde 83 yaşında ölmüştür.

Hipokratın iki oğlu vardı; onlara doktorluğu Hipokrat öğretmiştir. Oğullarının adları Thessalus ve Dracon idi. Bir kızı vardı ve damadı ünlü bir doktor doktor olan Polybe idi. Kızlar o çağda doktor doktor olamıyorlardı. çoğu erkek torunları Onun ismini (Hipokrat III, Hipokrat IV ve nihayet Hipokrat VII) aldılar ve hepsi de Onun okulunda doktor doktor oldular.

Tıpta yemin dendiğinde ilk akla gelen “HipokratYemini”dir. Hipokrat aşağı yukarı 2500 sene evvel tıbbın özellik arz eden bir san’at bulunduğu fikrini özümseyerek, bu san’atı yapacak olanları belli bir yemin çevresinde birleştirmek ve san’atın kutsallığını ifade edebilmek hedefi ile bu tür bir metni ileriki istikbal nesil hekimlere miras bırakmıştır.

Hipokrat birtakım hastalıkları ilk kez tanımlamıştır, “Çomak Parmak” isimli hastalığa “Hipokratik parmaklar” olarak tanımlanmaktadır. zira ilk kez Hipokrat bu hastalığın tarifini yapmıştır. başka tanımladığı hastalıklar ise; “akciğer kanseri”, “akciğer hastalığı”, “siyanotik kalp hastalığı”dır.

Hipokrat yemini:
Hekim Apollon, Aesculapius, Hygieia, Panacea ve tüm Tüm Allah ve Tanrıçalar adına.
And içerim, onları şahit ve tanık tutarım ki, bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim.
Bu san’atta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım. Paraya gereksinimi olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Öğrenmek istedikleri takdirde o kişinin çocuklarına bu san’atı bir ücret ya da senet almaksızın öğreteceğim.
Reçetelerin örneklerini, ağızdan verileri şifahi malumatı ve diğer diğer dersleri evlatlarıma, hocamın çocuklarına ve doktor doktor andı içenlere öğreteceğim. Bunlardan diğer diğer bir kimseye öğretmeyeceğim.
Gücüm yettiği kadar tedavimi hiç bir zaman zaman süre kötülük amacıyla değil yardım amacıyla kullanacağım.
Benden ağı (zehir) isteyene onu vermeyeceğim gibi, bu tür bir hareket tarzını bile tavsiye etmeyeceğim.
Bunun gibi bir gebe kadına çocuk düşürmesi amacıyla ilaç vermeyeceğim. ama lakin ancak Ancak hayatımı, san’atımı hijyenik Hijyenik bir şekilde kullanacağım.
Bıçağımı mesanesinde taş olan muzdariplerde bile kullanmayacağım. Bunun amacıyla yerimi ehline terk edeceğim.
Hangi eve girersem gireyim, hastaya yardım amacıyla gireceğim. Kasıtlı olan tüm Tüm kötülüklerden kaçınacağım.
İster hür ister köle olsun, erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan sakınacağım. lüzum san’atımın icrası esnasında, lüzum san’atımın dışında insanlarla ilişkideyken etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım.
Bu andımı tuttuğum prosese, hayatım ve san’atımın icraası bana sevinç sevinç versin, bütün Bütün insanlar doğrulusunda yönünden yönünden doğrultusundan her vakit vakit saygı göreyim, şayet yeminimden dönersem bunun zıddı bana az gelsin.


KONU HAKKINDA YORUMUNUZU YAZIN
9+1 = ?