logo

2 Kez Görüntülendi.
Hewsel Bahçelerindeyim

Hewsel bahçelerindeyim

Etrafım sarılmış

Yarama toprak karışmış

Bir yanımda surlar bir yanımdan Dicle akar akar

Uykusuzum susadım

Kaç gündür yerdeyim

Kuşatmanın sebebiyim

Uzakdan, bir çocuk ağlar ağlar

Ateşler içindeyim, dalıp dalıp giderim

Çocukluğumda bir yerlerdeyim

Patlak bir futbol topunun peşindeyim

Peşimde koşuyorlar beni kovalıyorlar

Yakalasalar parçalıyacaklar

Sokaklardan koşuyorum, koşuyorum

Durmadan koşuyorum

Kan ter içinde nefes nefeseyim

Dizlerim, dirseğim, gömleğim paramparça

Sonra… Bir çeşmeden kana kana içiyorum

Akşam oluyor, hava kararıyor

Uzakdan annemin telaşlı sesini duyuyorum

Babamı, duvardaki solmuş resminden tanıyorum

Acıktım annem… Annem beni çağırıyor.

Hava karardı artık gitmeliyim. Eve dönmeliyim.

Annem, annem beni çağırıyor.

Hewsel bahçesi solmasın

Dicle kurumasın aksın

Annem bana ağlamasın

Bir gün döneceğim

Hewsel bahçelerindeyim

Projektörler geceyi tarıyor.

Kıl payı yanımdan geçiyor.

Etrafım daraldıkça daralıyor

Ateşler içindeyim

Yaram kanıyor, gözlerim yanıyor.

Birden seni ilk gördüğüm yerde

Kahverengi gözlerindeyim.

Azmı koştum peşinden,

Hemde sana belli etmeden,

Ilk heyecanım, ilk dokunuşum.

İlk gözaltım.

Yıllar böyle geldi geçti.

Peşimdeydiler, şehir daralıyordu.

Dağlar beni çağırıyordu.

Ve ayrıldığımız gece…

Aynı köşe başında, aynı apartman girişindeyim.

Ne anlatabildim, ne sarılabildim.

Nede öpebildim.

Sımsıkı tuttuğum elinin sızlayışı var hala elimde…

Hewsel bahçelerindeyim

Çemberi yarsam sendeyim

Karardıkça gözlerim sanki göğsünün

Sanki göğsünün içindeyim

Hewsel bahçesi solmasın

Dicle kurumasın aksın

Yar bana ağlamasın

Bir gün döneceğim

Hewsel bahçelerindeyim

Daraldıkça daralırım

Yaprağa bulaşmış kanım

Ne yana dönsem hedefteyim

Dilim damağım kurumuş, çatlamış dudaklarım.

Dicle iki adım.

Kalksam, kana kana içeceğim

Kalksam, Dicleyi geçeceğim.

Kalksam, çocukluğuma döneceğim

Kalksam sana geleceğim

Kalksam, Öleceğim!

Kırklar dağı yanıyor

On gözlü köprü ağlıyor

Bahçelerimiz tarumar

Bu nasıl bir terkedilmişlik? Bu nasıl yanlızlık

Şehir kendi derdine düşmüş

Onun içinmi, onun içinmi surlar hala susuyor?

Demek, buraya kadarmış Artık gücüm kalmadı.

Su yaz gecesinde. Su yıldızların altında…

Buram buram toprak kokusu geliyor soludukça

Acı duymuyorum artık.

Surların öbür yanından kalbinin atışını duyuyorum sadece

Etrafım sarıldıkça sarılıyor

Zamanım daraldıkça daralıyor.

Gözlerim karardıkça kararıyor.

Birazdan üzerime atılacaklar.

Birazdan beni parçalayacaklar

Birazdan bütün bunlar bitecek

Gece… bastıkça basıyor.

Artık gitmeliyim eve dönmeliyim

Ölüm… Buz gibi enseme dayanıyor.

Kollarını bana uzatmış annem…

Annem beni çağırıyor

Hewsel bahçesi solmasın

Dicle kurumasın aksın

Annem bana ağlamasın

Bir gün döneceğim

Birgün döneceğim!

Birgün döneceğim!

Bir yaz gecesi, başını yasladığın pencere kenarından

Dalıp dalıp giden gözlerine dolarak döneceğim.

Sevgililerin dokunuşunda,

Çocukların kaygısızca oyunlarında,

Korkunun ve açlığın yenildiği sokaklardan döneceğim.

Annelerin dinen acısında.

El ele tutuşan şarkıların cesurca

Çınladığı yemyeşil ovalardan döneceğim

Hewsel bahçelerinden Dicleye doğru

Bakan bir özgürlük anıtının önüne

Koyduğum çiçeklerle, çiçeklerle, çiçeklerle döneceğim

Hewsel bahçesi solmasın

Dicle kurumasın aksın

Yar bana ağlamasın

Bir gün döneceğim

KONU HAKKINDA YORUMUNUZU YAZIN
3+3 = ?