logo

1 Kez Görüntülendi.
Merhametsiz Bir Ocağın İçinde

Merhametsiz bir ocağın içinde

Kül oldum ben yana yana bilen yok

Yolu uzun yükü çok kervan gibi

Yoruldum ben kona kona bilen yok

Yağmurum yağmadı kuruyan ota

Ağzım hasret kaldı ekmeğe ete

Haksızlığa doğru yürüyen ata

Bezmişim ben bine bine bilen yok

Arılarım isyan etti balıma

Dinmeyen bir ağrı girdi belime

Çok bayramlar geldi geçti elime

Süremedim ben kına kına bilen yok

Dağların başını azıksız aştım

Düşmanıma doğru dost diye koştum

Bir bulanık suyun içine düştüm

Kirlendim ben yuna yuna bilen yok

Torun oldum bulamadım bir ebe

Ben üşürken yanmaz oldu bu soba

Yavan sunağımı içi boş kaba

Usandım ben bana bana bilen yok

Evimin içine soktum hayını

Toklar yedi açlarımın payını

Kendi pınarımın soğuk suyunu

İçemedim kana kana bilen yok

Yağı tuzu bulunmayan aş oldum

Ben kendi başıma yağdım kış oldum

Boşa dönen değirmene taş oldum

Aşındım ben döne döne bilen yok

Yolcuyum yürürken dağ olur düzler

Kar yağdı kayboldu güttüğüm izler

Gözlerim ekmeğin yolunu gözler

Lokmam bitti yene yene bilen yok

Barışmayı bilmez bahtına küsen

Tez yorulur deli yel gibi esen

Kötü günlerimde bağrına basan

Göremedim ana ana bilen yok

Tutup atamadım yakamdan biti

Kuzuma yetmedi yaylamın otu

Akşamı sabahı gecesi kötü

Düşmüşüm ben güne güne bilen yok

Hamdinin yapına az düştü ömür

Yolumun üstüne oturdu çamur

Tandır söndü teknem bekliyor hamur

Hasretim una una bilen yok

KONU HAKKINDA YORUMUNUZU YAZIN
2+2 = ?